hackun
""HAÇKUN MENÜ""
       Anasayfa
       Webmail
       Resimlerimiz
       Ulaşım
       Z. Defteri
       Canlı Kamera
       Forum
       Kim Nerede
       Destanlarımız
       Şiir Köşemiz
       Videolarımız
       Sizin Köşeniz
       G.Tablomuz
       Tartışma Odası
       Haçkunspor
       Sağlık
       Site Yönetimi
       İletişim
""ÜYE GİRİŞİ""
 
Kullanıcı Adınız

Şifreniz
 
    Kayıt ol
Şifremı Unuttum
""RADYOMUZ""
 

            HAÇKUN FM
 
""HABERLER""
 
 
""GÜNLÜK GAZETELER""
""KÜLTÜRÜMÜZ""
           Geleneklerimiz
           Yemeklerimiz
           Çay Tarımı
           Golağona Şenlikleri
           Tulum
""İLÇEMİZ PAZAR""
           Coğrafi Durum
           İdari Durum
           Pazar Tarihi
           Pazar Nüfusu
           Kimlik No Bulma
           Vergi No Bulma
           S.s.k Bilgi Dökümü
           Ö.y.s.m Sınav
           Bağkur Sicil Sorgulama
           Devletim
""E DEVLET""
""DOST SİTELER""
           Kusta
           Rize Pazar
           Bomponam
           Pazar 53
           Pazarlı
           Hunar

www.hackun.com Sizlerin sesi olmaya devam ediyoruz sitemize destek için buraya tıklayarak üye olun,bir tutkudur haçkun...
 
hackun

 
 
 
 
TV'de Bugün
Günlük Burç

Türkçe - İngilizce Sözlük
ç - y - ? - ö - ? - ü
Kelime:
Kelime
Türkçe-İngilizce Sözlük
"""ESTRALAR"""
 
""SİTE SAYACI""
 
""HAVA DURUMU""
Musa NAR
Diğer Yazarlar:   Mustafa NarRefik Üst  Yener Kadıoğlu
Yazarın Diğer Yazıları
                                              Güzel Köyüm, Köylüm…

Bahar geldi tabiat derin bir kış uykusundan uyandı, bugün güneş farklı doğdu güzel köyüme, sıcacık insanlarımıza göz kırpıyor, gülümsüyor alabildiğince… Nasıl da canlandı onurlu, gururlu ve sevecen insanlarımız. Nasıl da yeşillendi köyümüz kim bilir, armut ve kiraz ağaçlarının bembeyaz açan çiçekleri, hele şeftali ağacının en güzel pembesi…
Yüreği sevgi dolu milletin efendisi köylüm, elleri öpülesi, alnı açık başı dik, yüreği sevgi dolu insanlarımız, sırtında kendinden ağır umutlar taşıyan analarımız bacılarımız selam sizlere, selam dağlara, taşlara, altın saçlı masmavi gözlü çocuklara… Bahar geldi atın üzerinizden kıştan kalan mahmurluğu, şöyle bir bakın etrafınıza, şükredin yaşadığınız güzelliklere… Seni kendine denk görmeyen, benim oyumla dağdaki çobanın oyu neden eşit olsun diyen, sosyetenin ağzı salyalı müsveddelerine aldırmayın sakın, yemin olsun ki eşit değil oylarınız, senin oyun saf, temiz, onurlu, gururlu ve namusludur, kıçıyla para kazananlarla tabiî ki bir değil oylarınız, hep sen şehit verdin, hep sen yüklendin ağır faturaları, vatan sevgisini ibadet bildin. Senin her emeğinde alın teri var, helaldir bütün kazancın, çünkü sen ağzı köpüklü insanların çirkef bakışlarını ve arlanmaz dünyalarını bilmezsin. Bu millet senin yüreğindeki sevgiyi görür, onların ise içinin dışında her şeyi… Sen kazancı kutsal bilirsin, her kuruşun helal olsun istersin ama seni beğenmeyenlerin kursağından bir şelale gibi aktı bütün kötülükler… Boş ver be köylüm milletin efendisi köylüm, her biri birbirinden değerli köylüm, eli öpülesi Kazım Dayım, İbrahim Abim, Ayşe Teyzem… Gübre döktünüz mü çaylara, filiz verdi mi yeşeren umutlarınız, nisan soğuğunda çayım yanar korkusu yaşayan insanlarımız, senin alın terin sosyetenin paha biçilmez parfümü, yorgunken içtiğin ayran cennet şerbetine bedel…
       Kucağındayken kıymetini bilemediğim köyüm, bu bahar ne kadar güzelleştin kim bilir, yeşilin her tonunu ifşa eden topraklarım, cıvıl cıvıl oynayan çocuklar, kuşlar bahar şarkıları söylemiyor mu, kırlangıçlar yarışmıyor mu yuva yaparken, püfür püfür esen dağ yeli bahar kokusunu taşımıyor mu artık, soluyun istediğiniz kadar, yaylaları andıran akşam soğuğu özlemi içime sığmayan köyüm, köylüm… Nisan yağmurlarında ıslanın inadına, yürüyün çamurlu yollarda kara lastiklerinizle, balık tutun şiir gibi akan derelerinde… İş dönüşü Kave Koda'da yorgunluk çayını içmiyor musunuz, masalları andıran sohbetler edip gülmüyor musunuz? Danzona'da güneşin batışı kızıla boyamıyor mu köyü… Hala aynı güzellikte değil mi tepesi bembeyaz Kaçkarlar, seni çok özledim be köyüm, çok özledim ak saçlı dedeleri, yükünün altında ezilen anaları, emeğini kutsal bilip hile karıştırmayan emekçileri…
       Nasipse ordayız bu yaz bir başka gözle bakacağım köyüme, yılların özlemini atacağım içimden, haykıracağım sevdiklerime, ağlayacağım… Buram buram memleket havasını soluyacağım, buz gibi sularını içeceğim kana kana… Bütün gurbetçiler gelecek inşallah, yine Golagona'da şenlikler yapılacak gece fenerler yakılacak, mahalli sanatçılarımız şarkı söyleyecek, eğleneceğiz, güleceğiz… Büyüklerimiz anılarını anlatırken pür dikkat dinleyeceğiz, yâd edeceğiz eski günleri, ebediyete göçenlere rahmet okuyacağız hep birlikte, seneye ya nasip diyeceğiz özlemlere tekrar yelken açarken…

Açılış Sayfanız Yapın! Sık Kullanılanlara Ekleyin! Bize Yazın!